Tatile gidenlerin derdine sosyal medya derman olur

Kategori: Manşet, Mobilite, Sosyal Medya

Günümüzde modern (!) diyebileceğimiz hayat tarzını yaşayan birçok insan, “9-6″,  ”8-5″, “8-6″ gibi rakamların yan yana gelmesinden pek hoşlanmaz. Çünkü bu rakamlar, günün en güzel saatlerini geçirdikten sonra insanın pelteleşmiş bir şekilde terk ettiği iş yerlerinin çalışma saatlerini belirtmektedir. Örneğin sabah 8′de işe başlayan bir çalışanın eğer akşam işten çıkış saati 6 ise, iş yerinde tam 10 saat zaman geçirmiş demektir. 1′er saatin işe gidiş-geliş, 1′er saatin de iş öncesi ve sonrası hazırlanmayla geçtiğini varsayarsak bu tarz insanlar, günde ortalama en az 14 saatlerini para kazanmak için harcıyorlar. Geri kalan 8 ya da 10 saati de uyuyarak geçiren bu insanlar, kalan zamanlarını yemek yiyerek, ev temizleyerek, çamaşır-bulaşık yıkayarak, meyve soyarak, TV izleyerek ya da internete girerek geçirmektedir.

Yıl boyunca özel günlerde gerçekleşen (yılbaşı, bayramlar) ve hafta sonları kimine göre 1 kimine göre 2 gün olan tatil günleri dışında bütün yıl boyunca durmadan çalışan bu insanların yıl içinde tek nefes alabildikleri ve bu düzenin dışına kendilerini atabildikleri zamanlar ise yıllık izinleridir. Bu mükemmel zamanın süresi genelde 15 gün sürmez ve çoğu işyerinde 1 haftadan fazla bu izni kullanmak günahtır…

Bu kadar harala gürele bir hayatta insanın kendine ayırdığı bu 7-14 günlük süreyi, mükemmel geçirmesi gerekir. Kimileri bu 7 gün, popo üstü oturup yayılmayı seçerken, kimileri de “Başka ne zaman vaktim olacak?” deyip gezip tozma, yeni yerler görme peşine düşer. Ben de bu ikinci gruptayım…

O zaman ne gerekir: Bu son derece kısıtlı zamanı mümkün olduğunca verimli kullanmak ve kaybolmadan uslu uslu bir tatil geçirmek…

Peki bunun için bize ne yardımcı olabilir? Tabii ki, sosyal medya ve internet erişimi olan bir akıllı telefon… (iPhone tavsiye ederim…)

Çevrede ne var bakalım?


Tatil için gittiğiniz ülkelerde, şehirlerde çevrede ne var bakmak için size “Foursquare”, “Gowalla” ya da “Facebook Places” (Facebook Yerler) gibi uygulamaları önerebilirim.

Bu konuda Türkler’in daha çok kullandığı ve rağbet gösterdiği uygulama ise “Foursquare”, yalnız Facebook’un ülkemizde oldukça fazla kullanıldığı için “Facebook Places”in de popülaritesi günden güne artıyor. Yakında “Foursquare” kullanımını geçer diye umuyorum, hatta benim bu yazıyı yazdığım saatlerde geçmiş bile olabilir… Hiçbir bilgim yok inanın bu konuda…

Neyse biz gelelim “Foursquare” denen güzelim insan icadına… Bu yakışıklı aplikasyon hem “yakın yerlerde ne var” diye bize gösteriyor hem de çeşitli özel fırsatlar, fiyatlar sunuyor. Örneğin yakında bulunan anlaşmalı restorandan “biranın yanında patates kızartmasını bedava yeme” teklifi size sunulabiliyor. Siz de beleşçi bir ruha sahipseniz gidip bira içip patatesi bedava getirebiliyorsunuz… Eeee daha ne olsun?..

Grup mesajlarıyla kimseyi kaybetmeyin

Evet, gelelim çağımızın modern “Walkie-Talkie”leri olarak tanımlayabileceğimiz grup mesajlaşma servislerine… Örneğin, tatile bir grupla çıktınız. Yanınızda eşiniz, dostunuz, akrabanız vesaire vesaire var… Elbette birbirinize Japon yapıştırıcıyla bağlanıp her yere birlikte gezmek zorunda değilsiniz. Gruptan ayrılıp özgürlüğünüzün tadını çıkarmak da sizin en doğal hakkınız. İşte bu güzel grup mesajlaşma uygulamaları da bu gibi durumlarda bütün grupla aynı anda haberleşme konusunda sizlere yardımcı olabilir. GroupMe, Beluga, Fast Society ve Kik adlı uygulamaları ben size öneriyorum. Artık, bulup indirmesi de size kalmış…

Otelinizden yardım alın

Günümüzde sosyal medya üzerinden iletişim yapan, müşterilerine kişisel destek olan otellerin sayısı giderek artıyor. Ancak ülkemizde böyle bir servis veren otel şu an var mı pek bilmiyorum, henüz başlamamış olabilir… Yurtdışında ise bu hizmeti Twitter üzerinden Hotel Gansevoort, The Roger Smith Hotel, InterContinental Hotels & Resorts, Hyatt gibi oteller veriyor. Hatta InterContinental bu olayı biraz abartmış ve bir iPhone aplikasyonuna taşımış. Bu uygulama ile otel görevlisi ile kamera ile yüzyüze sohbet ederek yardım alabiliyorsunuz. Elbette karşıda canlı birini görmek, bir yazıyla muhatap olmaktan çok daha etkili ve güvenilirdir. Kendilerini buradan bu vesileyle kutluyorum.

Fotoğraflarınızı paylaşın, eş-dost sizi gezerken görsün

foto-paylas

Son olarak, tatile çıkıp yeni ülkeler, şehirler gezmenin en keyifli yanından bahsedeceğiz. Elbette, eşe dosta nispet yapmaktan. Bunun için birçok uygulamadan yararlanabilirsiniz. Hemen hemen birçoğu size fotoğraflarınızı çok çabuk bir şekilde Facebook, Twitter üzerinden paylaşma şansı veriyor. Instagram ve PicPlz anında fotoğraf çekip sosyal medya ile paylaşabileceğiniz bu uygulamalara örnek olabilir. Biraz uğraşarak siz de daha farklı uygulamalar bulabilir, eşe dosta güzelce havanızı atabilirsiniz…

Önemli not: Yurtdışına tatile gidecekseniz ya sosyal medyadan uzak durun, ya bu gibi servisleri sadece bedava Wi-Fi kablosuz bağlantı olan yerlerde kullanın, ya da yurtdışına çıkmadan GSM operatörlerinin avantajlı internet paketlerinden satın alın. Sonradan kötü sürprizlerle karşılaşırsanız, tatildeki o kadar güzellik kabarık bir fatura yüzünden önemini yitirebilir… Aman dikkat!

Kaynak: www.mashable.com

Share

Yorum yazın